Herkes başrol oyuncularından konuşur.En zengin yada en iyi arabaya sahip olan en fazla dikkat çekendir.Yada en fazla gol atan gol kralı olan.Kimse asıl yıldızları hatırlamaz.Filmi film yapanları yada oyunu oyun yapanları.
80'li yıllarda çocukluğunu yaşayan birçok insan artık geç 20lerinin tadını çıkartıyor.Daha dün gibi hafızalarına yer eden birçok şey birer anı olarak yerlerini aldı.1990 dünya kupasını hayal meyal hatırlıyan kuşak RENE HIGUİTA'YI eminim unutamamıştır.Biz Türkiye'den futbolu takip edenler için Güney Amerika futbolu Brezilya ve Arjinten'den ibaretken Kolombiya'nın kalesini koruyan HİGUİTA binlerce kilometre uzaktan mahallelerde ara sokaklarda oynadığımız oyunun içine kadar girmişti. Kim bilir kaç minicik beden daha önce dünya üzerinde kimsenin yapmadığı o inanılmaz akrep kurtarışını yapmaya çalışırken kolunu bacağını sakatlmaıştı.Gerçi tsubasa'yla büyüyen bir kuşak için bu ne ilk nede son olucaktı.
O günlerde futbol hala sadece bir oyundu ve 1990 İtalya'da HİGUİTA oyuna renk katmak için Kamerunlu 38 yaşındaki efsanevi golcü ROGER MİLLA'yı çalımlamak isterken kalesinde golü görmüştü.Bu an o şampiyonada çeyrek finale kadar çıkacak ve beyaz adamın(hakemin) kurbanı olacak olan Kamerun efsanesininde başlangıcı olacaktı.
41 yaşında yeniden futbola dönüp kokain kullandığı iddiasıyla klübünden gönderilen RENE HİGUİTA aslında belkide yanlış işi yapıyordu.İmajını şimdilerde değiştirsede müzik için BOB MARLEY ne ise futbol içinde RENE HİGUİTA'da odur.
8 Ocak 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
Spektaküler kaleciler hep akılda kalır,istikrarlı kaleciler bayrak hafızaları zorlayarak anımsanır.
Yorum Gönder