10 Ocak 2008 Perşembe

SEZONA ŞAMPİYONLUK PAROLASIYLA BAŞLAMAK YADA BAŞLAMAMAK

Her yeni futbol sezonun başında üç büyük takımımız çalışmalarına şampiyonluk parolasıyla başlar.Bu klişe her sene tekrarlanır.Sadece şampiyonluk değil mutluka avrupa kupalarında da başarı gelecektir sezon başında yöneticilere göre.Aslında daha yarış başlamamışken böyle rüyaların görülmesi biz taraftalar içinde fena olmaz.Her yıl yaz aylarında tuttuğunuz takımın vaatleriyle tatilimizi başarı hayalleriyle geçiririz.Sezona üç büyükler en bomba transferlerle girer.Her oyuncu ligde yeşil çimlere basana ve şöyle zorlu bir Anadolu deplasmanı görene kadar flaş transferdir.

Pekiya sezona parolalarla başlamayan transferiyle göz doldurmayan bir Sivasspor şampiyonluk rüyası görebilir mi?Antrenörleri Bülent Uygun'a göre görmemeli.Uygun her demecinde Sivassporun bu ekenonomik şartlarla şampiyon olmayı düşünmesi imkansız diyor.Ama eminim ki Bülent Uygun yatağa yattığı zaman şampiyonluk hayalleri görüyor yada şampiyonluk planları yapıyordur.Hem neden görmesin ki 3 büyüklerinin tümünde oynayabilecek kapasitede enaz 11 oyuncuya sahip.Belki havaya girmek için erken diye düşünüyor Bülent Uygun.Ama şimdi değilse ne zaman.Bu sezon değilse hangi sezon bu hayali bir Anadolu takımı gerçekleştirebilecek.Geçen yıl Ersun Yanal'lı Vestel Manisaspor'u yoksa bu yıl oluyor mu Anadolu'dan bir şampiyon çıkabilecek mi diye izledik.Ama ilk yarıdaki performansını mumla aratan Manisa ikinci yarı küme düşmekten son anda kurtulmuştu.

Trabzon'un şampiyonluk yaşadığı yada ligde söz sahibi olduğu yıllar yeni nesile masal gibi gelemeye başlarken Anadolu'dan 3 büyüklerinin hakimiyetini kıracak birtakım çıkma ihtimali artık iyice azalıyor.Şuanda liderliğin inanılmaz hafifliğini yaşayan Sivas şehri neden bu kısır döngüyü kırabilecek ilk isim olmasın.

8 Ocak 2008 Salı

KUPA GALİPLERİ KUPASI

Zaman herşeyi değiştiriyor.Bir zamanlar Avrupa futbolunun bir parçası olan KUPA GALİPLERİ KUPASI (cup winners cup) artık tarihin tozlu sayfalarındaki yerini çoktan aldı.Şampiyon klüpler kupasının şampiyonlar ligi olmasını içimize sindirebildik.Ama kupa galipleri kupasının uefa kupası içinde erimesi kaldırılabilecek gibi değildi.Hele hele UEFA'nın anlam verilemeyecek 5'erli takımlardan oluşan statüsü.Sadece biz normal futbol severler değil klüp yöneticileri bile bu statüyü uzun zaman anlayamayarak kendi sahalarında oynadıkları takımlarla deplasmanda oynayabileceklerini düşündüler.

1969-1970 Sezonunda şuan da oldukça zor günler geçiren Göztepe'nin çeyrek finale ulaştığı kupayı kimse iki kez kazanma başarısı gösteremedi.39 yıllık kupa tarihinde kupanın ilk kazananı Fiorentina son kazananı ise Lazio'ydu.

Şimdilerde Türkiye Kupası'nı kazanan takımız büyük bir gururla UEFA kupasına katılıyor.Ama nerde o eski bayramlar dercesine insanın canı ısrarla KUPA GALİPLERi KUPASIN'ı geri istiyor.

FUTBOLUN BOB MARLEY'İ: RENE HİGUİTA

Herkes başrol oyuncularından konuşur.En zengin yada en iyi arabaya sahip olan en fazla dikkat çekendir.Yada en fazla gol atan gol kralı olan.Kimse asıl yıldızları hatırlamaz.Filmi film yapanları yada oyunu oyun yapanları.

80'li yıllarda çocukluğunu yaşayan birçok insan artık geç 20lerinin tadını çıkartıyor.Daha dün gibi hafızalarına yer eden birçok şey birer anı olarak yerlerini aldı.1990 dünya kupasını hayal meyal hatırlıyan kuşak RENE HIGUİTA'YI eminim unutamamıştır.Biz Türkiye'den futbolu takip edenler için Güney Amerika futbolu Brezilya ve Arjinten'den ibaretken Kolombiya'nın kalesini koruyan HİGUİTA binlerce kilometre uzaktan mahallelerde ara sokaklarda oynadığımız oyunun içine kadar girmişti. Kim bilir kaç minicik beden daha önce dünya üzerinde kimsenin yapmadığı o inanılmaz akrep kurtarışını yapmaya çalışırken kolunu bacağını sakatlmaıştı.Gerçi tsubasa'yla büyüyen bir kuşak için bu ne ilk nede son olucaktı.

O günlerde futbol hala sadece bir oyundu ve 1990 İtalya'da HİGUİTA oyuna renk katmak için Kamerunlu 38 yaşındaki efsanevi golcü ROGER MİLLA'yı çalımlamak isterken kalesinde golü görmüştü.Bu an o şampiyonada çeyrek finale kadar çıkacak ve beyaz adamın(hakemin) kurbanı olacak olan Kamerun efsanesininde başlangıcı olacaktı.

41 yaşında yeniden futbola dönüp kokain kullandığı iddiasıyla klübünden gönderilen RENE HİGUİTA aslında belkide yanlış işi yapıyordu.İmajını şimdilerde değiştirsede müzik için BOB MARLEY ne ise futbol içinde RENE HİGUİTA'da odur.